Genç, güzel, başarılı anne, röportaj tarihini belirleyeceğimiz günlerde, erken doğum riski taşıyan bir hamileydi. Beklenen oldu ve Hande Ertekin Tümen in sorunlu hamileliği, yirmi gün erken olan doğumuyla sonlandı. Biz de, röportaj tarihimizi doğum ertesine bıraktık. Genç anne ile Halkalı daki evinde buluştuk. Demir Bebek in gelişimi ve annenin kariyeri üzerine söyleştik. "Sorunlu bir hamilelik yaşadım" diye söze başladı Hande Ertekin Tümen...
Hatice Özbay: Televizyonculuktan kaynaklandı sanırım. Hande Ertekin Tümen: Televizyoncular genellikle hızlı yaşayan insanlar. Ben de hareketli, yerinde duramayan ve işine aşık bir insanım. Erken doğum riskinin bir nedeni de, beş buçuk aylık hamileyken evimizi taşıdık. Hamile olduğumu öğrendiğimde, evimizin bebek için uygun olmadığını düşündük, çünkü merdivenliydi. Üç gece hastanede kaldım. O esnada bebeğimiz, altı yüz doksan gramdı. Hayatımda yaşadığım en kötü, hatta korkunç üç günümdü ve bebeğimi kaybetmek istemiyordum.
H.Ö: Bebeği çok mu istiyordunuz? Planlı bir gebelik miydi? H.E.T: Değildi ama iki senelik evliydik, ‘Bebek yapsak mı, yapmasak mı? Daha erken mi? derken bir aylık hamile olduğumu öğrendim. Yaşım yirmi sekiz, eşim dokuz yaş büyük benden. Evliliğimizin üçüncü yılı içinde oğlumuz Demir dünyaya geldi. İkinci senemizin evlilik yıldönümü gecesi, bize bir armağan ve şans oldu. Bebeğimizi aldırmayı asla düşünmedim. Bebeğimizi kaybetme tehlikesi yaşadığımda, ilk defa anneliğin nasıl bir şey olduğunu anladım.
H.Ö: Bebeğinizi kaybetme korkusu, annelik duygularınızın ön plana çıkmasına neden oldu. H.E.T: Evet, evet... Önce nokta gibi, sonra üç santimlik oluyor. Karnınızın içinde hareketli, elleri, kolları, parmakları olan bir insan var ve bunu hissediyorsunuz. Benim için ne kadar özel ve anlamlı olduğunu o kaybetme anında yaşadım. Yatmak zorunda kaldığımdan istifa ederek, işimi bıraktım. Doğumum çok güzel ve rahat oldu. Sezaryenle doğum yaptığım için eşimin doğuma girmesini istemedim.
H.Ö: Bebeğin gelişiminde sorun yaşadınız mı? H.E.T: Yaşamadım, doktor kontrolleri ve almam gereken tabletleri aldım. Demir, iki kilo sekiz yüz gram doğdu. Hemen emmeye başladı ve bir haftada alması gereken kiloyu üç gün içinde aldı ama on beş günü doldurduğunda gaz problemimiz başladı.
H.Ö: Eşinizle iş arkadaşı mısınız? H.E.T: Eşimle kısa bir süre flört ettik. Aynı kanalda ben şef yönetmendim, eşimde muhabirdi. Şimdi Fox TV Haber Müdürü. Bir program yapacaktı. Programın yönetmenliğini, genel yayın yönetmeni bana verdi. Programı gece gündüz çalışarak bir haftada hazırladık O güne kadar birkaç aydır tanıyorduk birbirimizi. Programı tamamlayıp, bandını teslim ettik, yayın günü yayından kaldırıldı ve yayınlanmadı. Eşim bu duruma çok üzüldü ve onun çok üzülmesi beni etkiledi. Onu teselli etmeye çalışıp, arkadaşça paylaşımlar yaşarken birde baktık ki, birbirimizi sevmeye başladık ve aşk doğdu aramızda. İkinci ayımızda sözlendik, dördüncü ay da nişanlandık, altıncı ayımızda benim doğum günümde evlendik.
H.Ö: Dergimiz Hamileyiz Biz olunca, direk hamilelik ve annelikle sohbete başladık. Siz çalışan ve meslekte de oldukça başarılı sıçramalar yapan bir kadınsınız. H.E.T: Beş yaşında, "Televizyoncu olacağım." diyordum.
H.Ö: O yaşta buna nasıl karar verebildiniz? H.E.T: Teyzemlerin, Üsküdar da köşkü vardı. Adı ‘Güllü Köşk tü, orada Türk filmleri çekilirdi. Ben, orada hep perilerin yaşadığına inanır ve gitmek istemezdim. Bir gün Kemal Sunal la, Perihan Savaş ın bir filmi çekiliyormuş. Filmin gerdek gecesi sahnesi çekilecekmiş. Yatak odasına renk renk mendiller asılmış, kameralar çalışıyor, ışıklar yanıyor, sahneler kuruluyordu. Oradaki ortam beni çok etkiledi. Daha sonra beni Türk Filmlerinde oynatmak istediler, fakat babam müsaade etmedi, ileride eğitimimi etkiler diye. O günden sonra televizyoncu olmak kanıma işledi. Televizyon izleyerek, spikerleri, oyuncuları taklit etmeye başladım. Kameramanlara özeniyordum. Lise çağlarımda televizyoncu olma hayalleriyle, Basın Yayın ve Reklamcılık Anadolu Meslek Lisesi nde okudum.
H.Ö: Henüz ortaokulda iken, hangi okulu okuyacağınıza karar vermiş oldunuz! H.E.T: Evet, sonrasında da Trakya Üniversitesi nde radyo televizyon eğitimi aldım.
H.Ö: Zor olmadı mı, bir yanda okul, diğer yandan da çalışma yaşamı? H.E.T: Önce zorlandım tabii... Lisedeyken, on beş yaşımda, ilk olarak TGRT de çalışmaya başladım. Sonra Nebil Özgentürk le ‘Bir Yudum İnsan da henüz on altı yaşımda montaj setleriyle tanıştım. Mesleğime olan aşkla, hiçbir koşulda işime ara vermedim. Üniversitede okurken ‘Siyaset Meydanı nda çalıştım, her hafta Edirne den gelip, gittim. Okulda gece ikinci öğretimlilerle birlikte derslere girmeye başladım. Beş sene sürdü Ali Kırca ile ‘Siyaset Meydanı serüvenim. Okulumun mezuniyet balosuna gitmedim, çünkü o gün ‘Siyaset Meydanı vardı. Ardından 3,5 yıl Star TV de haber yönetmenliği yaptım. Daha sonra TGRT ye girdim, orada şef yönetmen oldum ‘TGRT Haber i kurdum. Kral Tv de Ana haber ve haber programlarından sorumlu yönetmendim. Ama annelik bütün kariyer planlarımın önüne geçti. 13 yıllık meslek hayatıma erken doğum riskim olduğunu öğrendiğim gün, ara verdim. Çok hareketli bir yapım olduğu için kimse işimden ayrı kalacağıma inanamadı, ama 8 ay boyunca kıpırdamadan yattım. Hayattaki en büyük aşkın bebeğim olduğuna inanmış oldum.
‘Eşimden fazla kimseyi sevmem asla. derdim ve benim için kocam çok özeldir ama gördüm ki, çocuk çok daha özel."
H.Ö: Bebeğiniz tüm sevgilerin önüne mi geçti? H.E.T: Eşime de, ‘Demir, doğunca yine beni seveceksin diyordum. Şimdi, Demir e ilgiyle ve şefkatli gözlerle bakması beni çok mutlu ediyor. Benim dünyaya getirdiğim, ikimizin bir parçası. "Eşimden fazla, kimseyi sevmem asla." derdim. Benim için kocam çok özeldir ama gördüm ki, çocuk çok daha özel. "Doğumdan sonra hemen çalışacağım." diyordum ama şimdi diyorum ki "Acaba altı aylık mı olsa, bir yaşına gelsin de… Ele avuca gelene kadar çalışmamalıyım." filan diyorum. Anladım ki, çocuk dünyanın en güzel şeyi. Annelik, dünyanın en özel duygusuymuş. Çocuğum ağladığında ben de ağlıyorum. Acı çekmesine dayanamıyorum.
H.Ö: Loğusalık dönemine hazırlandınız mı? H.E.T: En büyük yardımcım internet oldu. Aslında anneliğin acemisiyim. Nasıl tutacağımı, besleyeceğimi bilemiyorum. Sadece içgüdülerle, hassasiyetle öğreniyorum. Bir de ananemin değerli katkılarıyla tabii. Gününden erken doğdu Demir, bu erken doğumun da zamane hastalığı olduğuna inanıyorum.
H.Ö: Hamile olduğunuzu nasıl öğrendiniz ve eşinizle nasıl paylaştınız. H.E.T: Kuzenimle birlikteydik. O bilinen çubuklardan alıp test yaptık. İkimizde çığlık atarak hamile olduğumuzu öğrendik. Önce anneme haber verdim. Eşime özel bir biçimde haber vermeliydim. Sahibi olduğu, Medya Faresi Haber Sitesi ne girdim. ‘Ünlü bir haber müdürünün çocuğu olacak… diye haber yazdım ve sitenin manşetine yerleştirdim. Akşam eve geldiğinde bilgisayarını açtı, manşeti bir gördü, durdu. ‘Hangi haber müdürünün çocuğu olacak? flaş flaş diye bir haber. Eşim bana döndü, gözleri doldu, ikimiz birden sarılarak ağlamaya başladık. ‘Hep editör olmamı isterdin, ilk haberimi şimdi giriyorum diye devam eden bir haberdi.
|