Son günlerde devletin ne olduğu yavaş yavaş ortaya çıkıyor, bildiğimiz yönetim şeklimiz, parlamenter sistemli hukuk dayalı demokratik layık cumhuriyet şekliydi. Hâlbuki bu dağın görünen ve bilinen yüzüymüş. Birde dağın bilinmeyen yüzü varmış oda gizli totaliter rejimi kurup koruyan gizli ve güçlü meleklerin var oluşuymuş.
Bu Ergenekon davası ile a.k.p nin kapatılma davası dağın iki yüzünün savaşıdır bence, umarım dağın bilinen yüzü kazanırda gerçek hâkimiyetin halk olduğu herkes tarafından kabullenilir. Cumhuriyet halkın egemen olduğu yönetim biçimiyse, halkın parlamenter tercihine saygı duyulmalıdır.
Bu kirli ilişkilerin deşifre edilişi bu konuda genelkurmay başkanlığının sonuna kadar gidin ilsin referansının verilmesi T.S.K nin özerindeki şaibeli bulutların kalkmasına ve halkın bu kuruma olan güveninin perçinlenmesi demektir. Genelkurmay bu tavrıyla Türkiye cumhuriyetinin demokratik ve hukuk devleti olduğunu göstermiştir.
Bu saten sonra hiç kimsenin kanun dışı oluşumlara yönelmeyeceğini sanıyorum, her şeyin merkezi benim ve biziz duygusunun demokratik ve hukukun egemen olduğu toplumlarında olamayacağı bilinmedir. Bu topraklarda yaşayan her zümrenin hakı vardır, bu toprakları vatan yapan bu topraklarda yaşayan halkın hep isinin dedelerinin ödediği bir bedel vardır, kimse kendine fazladan pay çıkarmasın.
Çocukluklarında babalarına dedelerine verdikleri büyük adam olacağım sözünün egolarıyla büyüyen bu şizofren kafalı insanların geçmişten gelen mistik yeraltı örgütlerini kurarak bu vatanı Halaç pamuğuna çevirmeleri nin hayreti içindeyiz.
Peki neden? Ve nedenler geçmişin kırlı yumaklarında saklı olan uçların saklanıp muhafaza edilmesi bu tür insanların güçlenip palazlanmasına ve cesaretlenmesine neden olmuştur. Son yılarda kurtlar vadisi narkoteror gibi TV dizilerinin senaristlerini bu kadar mistik hayal güçlerinden dolayı taktirle karşılıyordum, meğerse bu olan gerçekler karşısında onlarınki pekte masum kalıyormuş.
Nihat BAHÇELİ |