Sitene Ekle | Arsiv | Iletisim | Anasayfam Yap | Sık Kullanilanlara Ekle
10 Mart 2010 Çarşamba

Genel Editör
Osman Ötlü
mutluluk
Yazarlarımız
Halil ÇİNİ
Tom’un fotoğrafları ve Arınç’ın ziyareti…
Ekrem Akman
GİTMEK Mİ ZOR KALMAK MI ?
Sabri Dişli
Göbeğini tanımayan adam…
Mahmut BAHÇİVAN
Fikirlerin Çatışması
Sedat ATİLA
Açılımın Samimiyeti Şanlıurfa’da Sınanacak!
Mustafa KARADAĞLI
DEMOKRATİK AÇILIM VE SAİD NURSİ
Ayşe Reşad
Yalnız Allah için çalmalı bazen de..
Ceylan Pala Karadağ
Haksız Rekabet
Reşat Uzun
Arınç Partilisine de ders verdi.
Yazara Ait Tüm Yazılar
  

          
         OSMAN NECMİ GÜRMEN & RANA
 İstanbul doğumlu siverek kökenli bir yazar olan Osman Necmi Gürmen ismiyle internet üzerinden siverek yazıları üzerine yaptığım bir araştırmada rastladım,oldum olası  siverekli ve siverek kökenli  yazarların kitaplarına ve yazdıklarına yoğunlaşmış,onların yazdıklarının bölgemizi,şehrimizi, insanımızı,kendi zamanlarında teneffüs ettikleri oksijenik  atmosferini memleketimin,bütün bir kültürümüzü ve dolayısıyla bunların bileşeninden oluşan,gelişen sizleri ve sizlere bunu anlatmayı,yazmayı ödev bilen ben. beni ilgilendirecegi  duyarlılığı ve hassayiteyle ilk fırsatta Rana adlı kitabını internet üzerinden sipariş etmiş,bir günde sabırsızlıkla okumuş ve Osman Necmi Gürmen hemşerimle böylece tanışmış,kalemine şapka çıkartmış,büyük bir gurur ve onur duymuştum siverek adına.
   Osman Necmi Gürmen osman paşa nın torunu olup Halil Fahri beyin oğludur,Fransa nın ünlü Le Nouvel Observateur dergisi, 30 uncu yaşı için dünyadan yaklaşık 200 yazardan "dünyada bir günü" anlatmalarını istediğinde; Yaşar Kemal ve Orhan Pamuk un dışında Türkiye den seçtikleri üçüncü bir yazar vardı: Osman Necmi Gürmen.

   Osman necmi Gürmen 1927 de doğmuş,80 yaşında,bugün itibariyle 32 yıldır fransada yaşıyor.parise ilkin 1946 yılında gidiyor.orada kaldığı on yıllık bir süreçten sonra dönüp on yıl siverekte yaşıyor.bu dönemlerde siverek adalet partisi ilçe başkanlığı yapıyor.ve sonra tekrar fransaya yerleşiyor.eserlerini iki dilde kaleme alıyor,fransızca ve türkçe.
    Gazetelere verdigi demeç ve söyleşilerde Rana adlı romandaki karakterin annesi olduğunu,Annem beni doğurdu bende anemi doğurdum söylüyor.Rana romanında osmanlının çöküş sürecinde,parçalanan imparatorluğun altüst olmuş tutucu dünyasında büyüyen isyankar ve hassas bir çocuk ,yine cumhuriyetin ilk yıllarında herşeyiyle yenilige gebe bir toplumun doğum sancılarında kıvranan genç bir kadın olmuş Rana nın gözünden bakıyor,Osmanlının son.cumhuriyetin ilk döneminde yaşamış bir kadının varoluş ve yok oluşunu anlatıyor.iki dünya arasında Rana
    Rana romanında rana ve halil fahri bey evlendikten bir kaç gün sonrası siverek e geliyorlar.ve Rana nın hayatında ilk kez geldigi bu şarkta,şark insanının yaşantılarını ve kültürlerini görmüş,kürtçe ve zaza ca dillerinin konuşulduğu siverek te eşi halil fahri beyin aile geçmişini aile büyüklerinden büyük görümcesine sormuş,neden türkçe konuşmuyorlar onlar? zazaca nedir? diye sorarak esto çinio diye takılmış,Rana küçük görümcesine zazaca nedir bilsem,kitabı yokki bu dilin demiş.sonra Kazo  köyüne gitmişler,büyük görümcesi Hadroköyünden şöyle bahseder Rana ya,oraya  yerleşen büyük büyük babamız Mehmed i heci ymiş,düşman kurşunuyla ağır bir yara almış,atı onu yedi köy öteden durup dinlenmeden sırtında taşıyıp hadro ya getirmiş,evinin önünde atından inerken ölmüş Mehmed i Heci,nefesi tükenen atıda çatlamış oracıkta,ikisinide yanyana gömmüşler.Rana istanbula dönmeden önce hadroya gidip bu mezarları görmek istemiş fakat yağmurlu olduktan gidemememiş.
    Rana ile Halil fahri beyin bu evlilikten bir erkek çocukları olmuş,oda şüphesiz Osman Necmi Gürmen imiş.romanda Rana daha oğlu bir yaşındayken osmanlının çöküş ve cumhuriyetin ilk yıllarına yaşayan bir kadın bir anne olarak bütün bu yaşadıklarına dayanamayarak önce delirmiş sonrada ölmüştür Rana.
    Osman Necmi Gürmen gazetelerle yaptığı söyleşilerde annemi romanda çabuk öldürdüm.fakat annemle bir hayli yaşadım,fakat romanda olması gereken nihayet buydu demiş. ama romanın biyoğrafi olmadığı tamamiyle tarih ve mekandan oluştuğunu dile getirmiş.
    Rana adlı kitabı okumanızı tavsiye ederim.romanda kendinizide göreceksiniz.
 

 Osman Necmi Gürmen in resimleri

          

Rana Roman ının kapağI


YAŞAMI:
Osman Necmi Gürmen, 1927 yılında doğdu. Fransızca kaleme aldığı ilk roman L echarpe d iris 1976 yılında Paris te Gallimard tarafından basıldı. 1977 yılında Hürriyet Yayınları tarafından Ebem Kuşağı adıyla yayımlandı. 2003 yılında Menler yayınları, eseri Delibozuklar Çiftliği adıyla yeniden yayımladı.
Gürmen in Türkçe olarak kaleme aldığı ikinci romanı "Kılıç Uykuda Vurulur", 1978 de Hürriyet Yayınları tarafında basıldı. 1979 da Fransızcaya çevrilip L espadon adıyla Gallimard tarafindan yayımladı. 1981 de Norveççeye çevrilerek Oslo daki Aschehoug Yayınevi tarafından Sverdfisken adıyla basıldı. 2003 yılında Menler Yayınları Kılıç Uykuda Vurulur un yeni baskısını yaptı.
Yapıtlarını iki ayrı dilde kaleme alan nadir yazarlardan olan Osman Necmi Gürmen, uzun bir aradan sonra edebiyat dünyasına, Kanat Kitap tan çıkan "Râna" kitabı ile geri döndü. Çok sarsıcı bir dönem kitabı olan "Râna", yazar Osman Necmi Gürmen’in kaleme aldığı 3. eseri. 1905-1928 yılları arasındaki dönemi akıcı bir dille ve çarpıcı olaylarla aktaran Osman Necmi, "hassas ve akıllı" Râna’ya bu iki meziyetin fayda değil nasıl zarar verdiğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Hep sorgulayan Râna ile, okurun da kendisini, çevresini, dönemi, kadını ve inancı sorgulamasını istiyor. Osman Necmi, okurun önce kalbine dokunuyor, kalbine yerleşiyor. Ünlü Fransız edebiyat dergisi Études’in yazdığı gibi, "Osman Necmi Gürmen’in romanlarında hep şiirin müziği var..."
Osman Necmi, parçalanan imparatorluğun altüst olmuş tutucu dünyasında büyüyen, her şeyiyle yeniliğe gebe bir toplumun doğum sancılarında kıvranan, iki dünya arasında Râna ile, okurunu yakın tarihimize olağanüstü bir çekicilikle yolculuğa çıkartıyor.
1927’de İstanbul’da doğan Osman Necmi Gürmen, Paris-İstanbul-Bodrum üçgeninde yaşıyor.
ESERLERİ:
Fransızca kaleme aldığı ilk romanı L’echarpe d’iris 1976 yılında Paris’te Gallimard tarafından basıldı, 1977 yılında Hürriyet Yayınları tarafından Ebem Kuşağı adıyla yayımlandı. 2003 yılında Menler Yayınları, eseri Delibozuklar Çiftliği adıyla yeniden yayımladı.
Osman Necmi’nin Türkçe olarak kaleme aldığı ikinci romanı Kılıç Uykuda Vurulur, 1978’de Hürriyet Yayınlarınca basıldı, 1979’da Fransızcaya çevrilip L’espadon adıyla Gallimard tarafından yayımlandı, 1981’de Norveççeye çevrilerek Oslo’daki Aschehoug Yayınevi tarafından Sverdfisken adıyla basıldı. 2003 yılında Menler Yayınları Kılıç Uykuda Vurulur’un yeni baskısını yaptı.
Xenakis’den bir alıntı: "Osman Necmi Gürmen’in yazısı konuşuyor, patlıyor, dokunuyor!"
Osman Necmi Gürmen in son romanı "Mühtedi", Mart 2007de okurlarıyla buluştu. Kitap, 16 ncı yüzyıl Akdeniz inin bir romanı.
Mühtedi:
1. Doğru yolu bulan, hidayete eren. İhtida eden, kendi dinini bırakarak Müslümanlığı kabul eden;
2. Aslen Kalabriya doğumlu Occhiali;
3. Uluç Ali Reis, nam-ı diğer Kapudan-ı derya Kılıç Ali Paşa;
4. Provanslı Luca, nam-ı diğer Aliko.
Râna’da Osmanlı’nın çöküş günlerine hassas bir kızın gözleriyle bakan Osman Necmi Gürmen, bu kez okurlarını Kanuni’nin, Barbaros’ların, Turgut Reis’lerin Akdeniz’ine götürüyor: Mühtedi, savaşın denizlerde kazanıldığı bir dönemde, Endülüs’ten Kıbrıs’a, Cezayir’den Payitaht-ı Cihan’a, Akdeniz’in ve Akdeniz’i yurt bellemiş korsanların romanı… Aynı zamanda iç içe geçmiş iki ömrün, sadakatin ve sevginin hikâyesi. Kalabriya’da doğan, Müslüman olduktan sonra Kapudan-ı deryalığa kadar yükselen Kılıç Ali Paşa’nın hayatını, kölesi, oğlu Luca’nın, bir başka mühtedinin gözlerinden aktarıyor Gürmen. Ve soruyor: Hangisi daha güç? Yeni bir inancı kabul etmek mi, eskisinden sıyrılmak mı?
La Mancha’lı asilzade don Quijote’nin, yürekliliğini ve iyi kalpliliğini öve öve bitiremediği Uluç Ali… Tekrar vaftiz olması için Papalığın Kalabriya’da baronluk teklif ettiği Occhiali… Payitaht-ı Cihan’da, denizin üstüne Ayasofya’nın küçük bir benzerini inşa ettiren Kapudan-ı derya Kılıç Ali Paşa…
Osman Necmi Gürmen, Osmanlı’nın en güçlü olduğu bir dönemde “sonun başlangıcı”nı ve bu başlangıca direnmeye çalışanları vurucu bir şekilde anlatıyor: “Zaman değişiyor Kapudan-ı derya, beş on sene içinde Saray artık dünyanın payitahtı olmaktan çıkacak!” Son romanı  Ah  Vre Sevda! Nisan 2008 de yayımlandı
  
 
   Osman necmi gürmen Rana nın piyanosunun başında     
          Rana ailesiyle
2008-09-25 Bu yazı  931  kere okundu
Son Yazıları:

SiVEREKLi YAZAR YILMAZ ODABAŞI‏
SİVEREK'Lİ YAZAR A.HİCRİ İZGÖREN
SİVEREK'Lİ YAZAR PAŞA UZUN
SİVEREK'Lİ YAZAR NECMETTİN BÜYÜKKAYA
SİVEREK'li YAZAR HANDAN ÇAĞLAYAN
YAZAR İSMET SİVEREKLİ
SİVEREKLİ YAZAR MESUT YEĞEN
SİVEREK'Lİ YAZAR OSMAN AYTAR
SİVEREKLİ YAZAR HAYDAR DİLJEN (ÖTLÜ)
MEHMED UZUN & MIHEMED BRODREJ
YORUMLAR
Güneydoğu sallandı
11 kişi hayatını kaybetti
Son İçerikler
ANKET
Sitemiz Nasil Olmus ?
Berbat
Çok iyi
iyi
Kötü
Süper
Sonuçlar
Son İçerikler
Copyright © 2008 Tüm Hakları Saklıdır Kopyalanması Yasaktır Siverek Medya Gruop Aş