DOKTORUNA UYMAYAN SAĞLIĞINI, ALLAH’IN EMİRLERİNE UYMAYAN BAĞIMSIZLIĞINI KAYBEDER

Hasta olan bir insan, doktoruna muayene olduktan sonra, hastalığına teşhis koyan doktor; ona göre bir ilaç verir ve tavsiyelerde bulunur, hasta ilacını ve doktorun tavsiyesiyle birlikte uyguladığı zaman hastanın iyileşme şansı bir aksilik olmazsa %100 olur. Ancak tavsiyesini ve ilaçlarını düzgün kullanmadığı zaman sağlığını kaybedebilir. Ortada böyle bir geçek vardır.

Yüce Allah; İnananları dünyada dengeli ve özgür bir şekilde yaşamaları için birey veya devlet olarak inanlara reçetesini sunmuştur. Sizler buna tabi olduğunuz zaman, Allah’a kul olmakla; dünya da özgür ve bağımsız yaşamanın sırrını elde edersiniz. Tabii olmadığını zaman o gücünden bir şey kaybetmez, kaybeden ve hüsrana uğrayacak olan onun ipine sarılmayanlar olacaktır.

Sizi yaratan, Rabbiniz sizi, sizden daha iyi tanır. Zayıf ve güçlü yönlerinizi sizden daha iyi bilen yüce Allah; anne şefkatinden daha çok size karşı şefkatlidir.

Gerçek bu iken sizleri Allah’ın reçetesini kullanmaktan ve onun ipine sarılmaktan alıkoyan nedir? Bence; nefsiniz, şeytanınız ve efendilerinizdir.

Peki bu işten kim zararlı çıkar? Yaratılanlar zarar görür, yanı insanlar zarar görür.

İslami eğitimle yetişmeyen, uygulamada zerresi bulunmayan, sözde İslam toplumların her türlü kötülüğün cirit attığı bir cehalettin hüküm sürdüğü bir toplum haline gelmişlerdir. Güvenin kalmadığı, değer yargıların arkaya atıldığı, nefis ve şeytana tapıldığı, toplumlar haline gelmişlerdir.

Allah’ın ipine sarılmayanlar, Allah’tan başka efendilere kul ve köle olmuşlardır. Bugün; Suudi Arabistan, ABE, Mısır bu devletlerin yöneticileri hakka rağmen efendilerine tapmaktalar. Bugün Müslümanlar yok etmeye çalışan emperyalist güçlere destek veren ve finansmanı sağlayan bu ülkeler her ölen ve evsiz kalan Müslümanlardan mesuldürler. Bunlar dünya da bağımsız ve özgürlüğünü kaybederler, ahirette de Allah’ın azabına müstahak olanlardır. Çünkü Müslümanlar tek vücut gibidir. Birinin acısı tüm Müslümanların acısı olmalıdır. Bugün ise zalimler, kafirler, Müslümanlara kan kusturmakta dünyayı onlara dar ederken, bu saydığım

halkı Müslüman olan ülkeler bu zalimlerle birlikte Müslümanlara zarar vermektedirler. Bunlar zalimlerin, münafıkların, kafirlerin ta kendileridir.

Böyle bir dünya ortamında; Türkiye bir taraftan bağımsızlığına koşarken diğer taraftan zalimlerin ve onlara uşaklık yapanların engellerini tek tek aşmaya çalışmaktadır. Bu engeller her taraftan yapılmaktadır. Allah’ın ipine sarıldıkça, Türkiye’nin gelişmesi ve güçlenmesi yanında, bağımsızlığına ve özgürlüğüne daha fazla yaklaşacaktır.

Bu ortamda; Müslümanların tek vücut olmalıdırlar. Bu hem ülkesinin bekası için hem de her iki dünya da mutluluğu için şarttır. Allah Müslümanların yardımcısı olsun.

YORUM EKLE