10 Ekim Ankara Garı Katliamı davasında karar günü

Sanıktan hâkime "Abi kardeş gibi konuşacağım" savunması

10 Ekim Ankara Garı Katliamı davasında karar günü
103 kişinin hayatını kaybettiği 10 Ekim Ankara Gar Katliamı davası, Ankara 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasıyla devam ediyor. 19’u tutuklu 36 sanıklı dava 'FETÖ' sanıkları için özel olarak inşa edilen Sincan Ceza İnfaz Kurumu içerisindeki salonda görülüyor. 



Evrensel'in haberine göre, 182 klasörden oluşan dava dosyasında sanıklar hakkında eksikler belgeler vardı. Mağdur avukatları tarafından başka illerdeki mahkemelerden sanıklar hakkında istenilen belgeler getirilmedi. Katliama ilişkin kamu görevlilerini işaret edilen delillere karşın kamu görevlileri hakkında hiçbir dava açılmadı. Aradan geçen 53 celsede mağdur avukatları sanıklar ve kamu görevlileri hakkında talepte bulundu ve delilleri ortaya koydu. Şimdi Mahkeme Başkanı Selfet Giray’ın bu duruşmada karar vermesi bekleniyor. 



Duruşmanın üçüncü günü sanıkların ve avukatlarının esas hakkındaki savunmalarıyla devam etti. 



Sanıktan hâkime: Abi kardeş gibi konuşacağım


Sanık Suphi Alpfidan, "Sadece birini tanıyorum diye iki yıldır buradayım. Sizinle bir abi kardeş olarak konuşacağım" diyerek söze başladı. Suçlamaları reddeden Alpfidan, ailelerin de kendisi gibi mağdur olduğunu savunarak "Bence de davayı burada bitirmeyin maddi gerçek açığa çıksın" dedi.


Alpfidan, 10 Ekim katliamını kastederek “Bu olay 15 Temmuz öncesi oldu bu işin içinde belki FET֒cülerin parmağı vardır” dedi.

Sanık Hacı Ali Durmaz, bir sayfalık savunma hazırladığını söyleyerek suçsuz olduğunu iddia etti. Durmaz kendisi hakkındaki suçlamaları reddetti ve parmağıyla tekbir işareti yaparak "Allah vekildir iman edenlere" dedi.


Durmaz, kendisinin suçsuz olduğunu savunarak, “103 kere ağırlaştırılmış müebbetle yargılanan adam tek bir sayfa savunma hazırlıyor. Normalde bunu da yapmayacaktım. Avukatım hazırlamış yapayım” dedi. Mağdur aileleri Durmaz’a tepki gösterdi.


Sanık Resül Demir, savunmasında şu ifadeleri kullandı: “Türkiye Cumhuriyeti devletinin benden özür dileyerek, beni buradan göndermesi gerekecek. Benim 3 yılımı çaldınız. Kendimi anlatmak için üstümü başımı yırtasım geliyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ sözünün tersini yaparsanız, benim bütün ömrümü çalarsınız.”


Sanık Yakup Karaoğlu, diğer sanıklarla çekildiği düğün ve piknik fotoğraflarının IŞİD kurulmadan önce olduğunu savundu: Bir düğün düşünün öyle bir konvoy yapılıyor, sağında solunda emniyet var ama kimse müdahale etmiyor. Ben suçlanıyorsam, neden bir polis yargılanmıyor" dedi. Bayramoğlu yaşadıklarını, Bank Asya'nın açılışında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Abdullah Gül'ün Fethullah Gülen ile fotoğrafı olmasına benzetti.



Sanıklar birbirini suçladı 


Sanıklardan Esin Altıntuğ ile Yakup Kabaoğlu birbirini suçladı. Savcının esasa ilişkin görüşüne karşı savunma yapan Karaoğlu, hakkında isnat edilen suçlamaların somut delillere dayanmadığını iddia ederek, suçsuz olduğunu savundu.

Davanın diğer sanıklarıyla örgütsel bir bağının bulunamadığını öne süren Karaoğlu, Ankara Garı terör saldırısının faillerinden, 14 Kasım 2015 tarihinde Gaziantep'teki polis baskını sırasında üzerindeki bombayı patlatan Halil İbrahim Durgun ile husumetinin olduğunu söyledi. Bu nedenle Durgun ile hareket etmesinin mümkün olmadığını belirten Karaoğlu, bu yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti.


'Suriye'de eşleri ölen kadınları barındırıyordu' 


Bu esnada Durgun'un eşi davanın tutuklu sanığı Esin Altıntuğ, ayağa kalkarak "Yakup Karaoğlu yalan söylüyor hakim bey" diye bağırdı. Bunun üzerine mahkeme heyetinin söz verdiği Altıntuğ, "Eşim Halil İbrahim Durgun'u örgüte bu adam (Yakup Karaoğlu) soktu. Eşimi zorla kendisi toplantılara götürürdü. Bu kadar nasıl rahat yalan söyleyebiliyor? Eşimi bu yola sokan, hayatımızı mahveden bu adamdır. Söyledikleri yalandır. Bu adam Suriye'den gelen yabancıları misafir ediyordu. Suriye'de eşleri ölen kadınları barındırıyordu" ifadelerini kullandı.



Altıntuğ'un, önceki duruşmalarda psikolojisinin bozulduğu için ilaç aldığını söylediğini aktaran Karaoğlu da aleyhindeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, yalan söylediğini savundu. Karaoğlu'nun, Suriye'den gelen misafirlerinin kimler olduğunu sorduğu Altıntuğ, "Nerden bileyim isimlerini. Sizden nefret ediyorum, size katılmak istemiyorum" karşılığını verdi.



Ankara Garı terör saldırısının ardından eşinin Yakup Karaoğlu tarafından kaçırıldığını savunan Altıntuğ, "Eşim 14 Ekim'de beni arayarak bu bilgiyi paylaştı" dedi.


T24.com.tr
Güncelleme Tarihi: 04 Ekim 2018, 14:04
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner4

banner3