İSLAMDA KADIN HAKLARI-2

Bir önceki yazımızda İslam’da kadın haklarına dair birtakım hususlara değinmiştik. Konuyla ilgili en çok konuşulan ve halk arasında kabul gören anlayışın, egemen erkek anlayışı olduğunu, bu konuda yazılanlar ve söylenenlerin genelinin Kuran’daki kadın-erkek eşitliğine aykırı ifadeler olduğunu, tefsir ve meallerin de genellikle bu mantıkla yazıldığını belirtmiştik. 

Kadınlar üzerine egemenlik ve tahakkümünü ilan eden bu anlayış, ayetleri de o eksende yorumlayarak bu tahakkümü pekiştirmeye çalışmaktadır. Kuran’a ters olan ve insan hakları açısından da adil olmayan bu anlayışın ahirette de geçerliliğini korumasını isteyen bu tür zihniyet sahipleri Kur’an ayetlerinikendi düşüncelerine göre yorumlamaya çalışmaktadırlar. Bu fikrin başında gelen konulardan biri cennetteki huri meselesidir. “Ne kadar salavat o kadar huri” anlayışıyla konuyu açıklayan bu zihniyetin Kuran’a ne derece aykırı düşündüğünü izah etmeye çalışacağız.

Huri denince, cennette erkeklere verilen güzel kadınlarakla gelir. Bunun nedeni ise tefsirlerin genelinde bu yönde yapılan yorumlardır. Meallere baktığımızda ayetlere verilen anlamlar da bu yöndedir. Bu konuda Kur’an’da cinsellik beyan eden hiçbir ifade de olmadığı halde.

Muhammed Esed, bu anlamlandırmalara karşı çıkarak “hûri” kelimesini “saf ve temiz eşler” olarak her iki cinsi içine alacak şekilde tercüme etmiştir. Esed, ”hûr”(حور) kelimesinin hem müzekker formuyla ”ehvar” (احور) hem de müennes formuyla “havrâ” (حورا)nın çoğulu olduğunu ifade ederek görüşünü temellendirir. Esed devamında “hûrun îyn” ifadesinin “en güzel gözlere sahip saf ve temiz eşleri, varlıkları” gösterdiğini söyler. Esed, “hûri” kelimesininincinsiyeti ifade eden bir kelime olmadığını hem kadın hem erkek için kullanıldığını belirtmektedir.

Çağdaş müfessirlerden  Prof. Dr. Mehmet Okuyan ise bu konuda; “Kur’ân’da eğer hitap erkek kalıp ve erkek zamir üzerine getiriliyorsa muhatap herkestir. Kadın-erkek ayırımı sözkonusu değildir.  Eğer kadınlarla ilgili çok özel bir mesele gündeme getirilecekse, onlara ait dişi zamirler veya kullanımlar devreye sokulur.”demektedir. 

Okuyan’ın söylediklerini destekleyen Ahzap:35’teRabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz Allah’a tam teslim olmuş bütün erkekler ve kadınlar, O’na güvenip inanmış bütün erkekler ve kadınlar, O’na adanmış bütün erkekler ve kadınlar, ahdine sadık bütün erkekler ve kadınlar, sıkıntılara karşı direnen bütün erkekler ve kadınlar, (Allah’a karşı) derin bir saygıyla titreyen bütün erkekler ve kadınlar, (Allah’a) sadâkatlerini servetlerini yoksullarla paylaşarak isbat eden bütün erkekler ve kadınlar, benliklerini denetim altına alıp oruç tutan bütün erkekler ve kadınlar, iffetlerini koruyan bütün erkekler ve kadınlar, Allah’ı sürekli hatırda tutan bütün erkekler ve kadınlar… (İşte) bunlara Allah sınırsız bir bağış ve muhteşem bir ödül hazırlamıştır.”  

Ayette kadın ve erkeğin 10 tane sıfatı sayılmış ve sonunda ( لَهُمْ )  “bunlara Allah sınırsız bir bağış ve muhteşem bir ödül hazırlamıştır.”Buyuruyor Allah. İşte ( لَهُمْ ) kelimesi bir erkek zamiridir. Erkek zamir olmasına rağmen hem erkek, hem kadınlar için kullanılmıştır. Bu Kur’ân’da bir kuraldır. 

Cennet tasvirlerinde yer alan huri kelimesi Kuran’da dört yerde geçmektedir. Bunlar; Duhan, Tûr, Vâkıa ve Rahman sureleridir. Bu ayetlere bakalım. (Mustafa İslamoğlu mealinden)

“İşte böyle olacak. Ve biz onları sıra dışı güzellikte bir bakış, pırıl pırıl (bir kalp) taşıyan eşlerle birleştireceğiz.”(Duhân / 54)

“Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak...Bir de cennette onları kusursuz bakışlı temiz eşlerle denkleştirip eşleştireceğiz.” (Tûr / 20)

“Çardaklar içinde, gözü gönlü dışarıda olmayan pırıl pırıleşler”(Rahman / 72)

“Ve kusursuz bakışlı temiz eşler” (Vâkıa / 22)

Yukardaki ayetlerde görüldüğü gibi, Kuranda “hûrilerin” erkeklerin cinsel partnerleri olduğuna dair hiçbir ifade yoktur. Hûri, cennette tüm müminlere verilen ödüldür. Kuran’da, ahirette cinsel hayat olduğuna dair herhangi bir ifade de yoktur. Dolayısıyla “En çok salavat getirene ahirette en çok huri verilecektir” gibi rivayetlerin uydurma olduğu görülmektedir.

Cennette ödüllerin mümin kadın ve mümin erkeklere eşit şekilde verileceği Kur'an'da açıklanmaktadır. Tevbe 72: “Allah, inanan erkeklere ve inanan kadınlara zemininden ırmaklar akan cennetler vadetti; orada daimî kalıcıdırlar; dahası, o mutluluk diyarı olan cennetlerde göz kamaştırıcı konutlar vardır; hele bir de Allah’tan gelen tarifi imkânsız hoşnutluk, bu (mutlulukların) en büyüğü olacaktır; bu, işte budur muhteşem başarı.” buyurulmaktadır.  Bu nimet cennetliklere verilecektir. Burada hem kadın hem erkek söz konusudur. Toplumda bilinenin aksine huriler, cennetteki erkeklere değil cennetliklere verilecek yani kadın olsun erkek olsun her ikisine verilecek ödüldür.

     Sonuç olarak “hûri” cennette erkeklerin hizmetine sunulan ve erkeklere eş olarak verilen kadın değildir. Bunlar,dünyadaki kadınlar da değildir. “hûri” yine Mehmet Okuyan’ın deyimiyle cennetteki varlıklardır. Cennete girenherkese (kadın-erkek) verilen ödüldür.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mustafa
Mustafa - 6 ay Önce

Yazıklar olsun insan nasıl sapıtıyor sünneti saf dışı edip mealcilerin kuyruğunatakılan din tahrifçileri